Rektör tonoz kantin önünde masa açanları cezalandırmak amacıyla ve bir daha tonoz kantin önünde masa açamasınlar diye ateşi onların elinden alıp Promete’ye de 2 hafta uzaklaştırma cezası verir. Ne var ki kurnaz Promete 2 haftalık cezasını boş geçirmez ve rektörlükten okula geldiği gün 1. Geleneksel YEK olimpiyatının olimpiyat ateşini yakmak üzere güneşin alev alev yanan tekerinden(zippo çakmak) bir kıvılcım çalar ve meşalesini tutuşturarak okula girer.
Başka bir anlatıma göre Promete ateşi çalmamış, rektörden sigarasını yakmak üzere “bi ateşini alabilir miyim?” diyerek onu kündeye getirmiştir. Olimpiyat meşalesini elinde tutan Promete okulda; orta bahçe, sanat tasarımı fakültesi, mimarlık fakültesi ve son olarak da tonoz kantin önünde çektiği çileleri anlatır. Sonrasında da olimpiyat ateşini harlar. Rektör, ateşi ve Promete’yi tonoz kantinde görünce daha çok öfkelenir. Hem Promete’yi hem de tonoz kantin ahalisini cezalandırmak için yeni çareler düşünür. Ama bu sırada olimpiyat tüm hızıyla sürüyordur. Promete’nin takımı önce voleybol müsabakasında galip gelmiş, sonrasında da alman kale maçta galip gelmeyi bilmiştir. Promete’nin keyfi yerindedir. Olimpiyatın ikinci gününde Promete ile aynı kaderi paylaşan uzaklaştırma cezası almış arkadaşları ile Promete, kapı önünde turnikelerin üzerine gerilen pankartı file olarak kullanıp bir voleybol müsabakası yaparlar. Promete’nin takımı, iyiden iyiye bilenmiş bu cezalılara dayanamaz ve mağlup olur. Ama yine de Promete ateşi çalmış ve ateşi tonoza geri vermiştir.
Rektör, Promete ile birlikte onun suç ortağı olarak gördüğü tonoz kantin insanlarını da cezalandırır. Onlar için kötülük kaynağı olarak gördüğü özel güvenlik ve soruşturma kurulunu yaratır. Rektör, polislere benzer görünümde ve eline telsizini beline silahını verdiği Ö.G.B.lere buyurur: “Tonoz kantine masa açtırmayacaksınız. Açanı, önce rahatsız edecek, gerekirse polisi getireceksiniz. Sonra da rapor edip soruşturma kuruluna bildireceksiniz.” der.
Rektör, ayrıca Yıldız ahalisine kötülükleri üniversitemizden kovacağını iddia ettiği bir kutu armağan eder. Bu kutuya “kötülüklerin kovucusu” anlamına gelen “turnike” adını verirler. Promete, tonoz ahalisini rektörden hiçbir armağan kabul etmemesi konusunda uyarmıştır. Promete’nin öğütlerini dinlemeyen tonoz ahalisi YEK kartların janjanlı görüntüsüne dayanamaz ve kartları alır. Bu kartların kullanılmaya başlamasından itibaren türlü dertler tonoz ahalisinin başından eksik olmayacaktır. Kartın yanında olmayınca kapıdan içeri girememe, turnikenin üstünden atlama, turnikenin altından geçme gibi sıkıntılar Yıldız’a yayılır. Ama rektörün kötülüklerine karşı koyma ve acılara göğüs germe umudu tonoz ahalisini hala ayakta tutmaktadır.
Turnikenin yaratılması ve Yıldız’a gönderilmesinden sonra, rektörlüğün tonoz ahalisi üzerindeki baskılar artar. Beraberinde kötülükler de çoğalır. İnsanlar umuda yüz çevirirler(burun kıvırırlar). Rektör tonoz ahalisini soruşturmalar ve cezalarla yıldırmaya karar verir. Elektrik Mühendisleri Odası Gençlik Komisyonu (yarı kamusal bir kuruluş) masası açmaktan, Makine Mühendisleri Odası Gençlik Komisyonu (yarı kamusal bir kuruluş) masası açmaktan, metrobüs zammı eylemine katılmaktan (okul dışında, Mecidiyeköy’de), afiş dağıtmaktan 8 öğrenciye soruşturma açmıştır. 18’ini geçmiş birer birey olan öğrencilerin ailelerine çocuklarının kulaklarını çekmeleri için mektuplar yollamış ve bu öğrencilere 2 hafta ile 2 dönem arasında değişen cezalar vermiştir. Umudunu hiçbir zaman kaybetme tonoz ahalisi!
Apollon’un da dediği gibi: “Kazanacağız!”